DEMEK Kİ GAZETECİLİK YAPIP SES KAYDI ALMAK GEREKİRMİŞ BAZEN!!!

CHP’de ilçe kongreleri devam ediyor. 19.12.2019 Perşembe bugünde doğup büyüdüğüm ilçem Mustafakemalpaşa’da kongre var. İki adaylı bir kongre. Kazanana şimdiden hayırlı olsun.

Lakin bazı şeyler , söylenen sözler siyasetin bizim dönemimize hiç benzemeyen bir hal aldığını gösteriyor. Hatırlayanlar olacaktır ki; ilk hatırlayan bence mevcut işçe başkanı kardeşim Serda Tandoğan Kuru olacak herhalde. Yine böyle bir kongre sabahı Mustafakemalpaşa’da artık gençlik kazansın diye bir yazı yazmış ve kendisine destek vermiştim.

Tandoğan Kuru ilçe başkanlığında sosyal medyayı ve sahayı iyi kullanan bir ilçe başkanı oldu. Başarısız sayılması mümkün değil. Ammmmmaaa !!!!

Yaşanan bir süreci, kendini aklamak adına herkesi yalancı çıkartmaya çalışması onun adına bir eksi oldu. Yerel seçim sürecinden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Bugün İyi Partili bir çok dostum, arkadaşım seçimin kaybedilmesi ile ilgili şahsımı eleştiriyor. Haklı oldukları noktalar var, fakat önce seçim sonuçlanmadan geçersiz oylardaki düşüşün peşine düşseler, sandıklarda ıslak imzalı tutanaklara sahip çıksalar, hedef aramalarına gerek kalmayacaktı aslında.

Neyse gelelim yerel seçim sürecinde yaşananlara. Sayın Yüksel Baysal bir süredir Mustafakemalpaşa ile ilgili yazılar yazmakta idi. Benimle de yerel seçim sürecini konuşmak istemişti. Bu süreç hakkında anlatacaklarım kongre sürecinde yakışıksız olacağı için sürekli ertelemiştim. Gelin görün ki, Cumartesi günü Osmangazi kongresinde salon önünde Tandoğan Kuru ile Yüksel Baysal konuşurken beni davet ettiklerinde, Tandoğan Kuru’nun o süreci inkar eden, şahsımı da yalancılıkla itham eden sözlerine kadar sustum.

Gelelim sürece. CHP’nin en yanlış işlerinden olan erken aday açıklayıp, sonra da adayları yol ortasında bırakmasına. Orhan Alper ismini aday olarak açıkladı Tandoğan Kuru. Ak Parti geçmişli bir isim olması sebebiyle ve de Mustafakemalpaşa’ya olan sevgim ile ilk tepkiyi veren ve karşı çıkan ben oldum. Hatta Messenger yazışmalarında Tandoğan Kuru ile bu konuda yaptığım yazışmalar hala durur.  Sonrasında ittifak sonucu Mustafakemalpaşa İyi Partiye bırakılıp, dönemin ilçe başkanı meclis listesini Chp ilçe yönetimini yok sayıp, seçim kuruluna gününden önce teslim edip ortadan kaybolunca, haksızlığa bir tepki olarak Orhan Alper’in sahada da bir karşılığı olduğunu düşünerek DP Mustafakemalpaşa ilçe başkanı sayın Ahmet Kaymaz, İl Başkanı Çağrı Kaplan ve GİK üyesi dostlar ile irtibata geçip DP’nin adaylığını teklif etmeyi kararlaştırdık. İlk görüşmeyi de Tandoğan Kuru ile yaptım. Aldığım cevap “ Meclis listesinde 1. Sıra Orhan Alper olmaz ise KUŞ SİZİNDİR” tabi Cumartesi günü Tandoğan Kuru’nun ilk inkar ettiği bu oldu. Ben öyle bir kelime kullanmadım dedi. Hiç önemli değil, ben ekşi yemedim karnım ağırsın. Sonrasında Orhan Alper ile çeşitli defalar ilçe başkanı Ahmet Kaymaz ve Tandoan Kuru bilgisinde 4-5 defa görüştüm. 21 Şubat’a kadar Sayın Alper gitgeller yaşadı. Kaldı ki, bu süreçte DP Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal dahi kendisi ile telefon görüşmesi yaptı. Ve 21 Şubat’ta son kararı verip saat 16:40 civarı son anda ilçe seçim kuruluna müracaatı yapıldı. Tabi bir yandan da meclis üyelikleri tekrar yazılması gerekiyordu. DP ilçe teşkilatlarının 1. Sıra adayı şahsımdı. Orhan Alper de Belediye başkan adaylığını kabul edince bende DP ilçe başkanı Ahmet Kaymaz’a başkan evraklarımda , yetkimde sende ben gidiyorum dediğimde, abi gitme, galiba bir şeyler değişecek dedi. Dediği de oldu, az sonra Kaymaz abi gelir misin? dedi. Adliye binasının karşısındaki bir arzuhalcideyiz. Arkadaki odada. İçerde Orhan Alper , Tandoğan Kuru, Ahmet Kaymaz, Erol Bora, Metin Yılmaz ve ben varım. Tandoğan Kuru “ abi 1 ve 2 ye Erol Bora ve Metin Yılmaz’ı yazalım. Giderleri karşılayacaklar. Senide 3 e yazalım. Hem imkanların belli seni üzmemiş olur” dedi. Bende “ amacımız üzüm yemek , bağcı değil. İsterseniz hiçte yazmaya  bilirsiniz” dedim ve sorun yok deyip Bursa’ya döndüm. Anlayacağınız gibi Cumartesi günü Yüksel Baysal bunu da sorduğunda , Tandoğan Kuru” Öyle bir şey dediysem dünyanın en şerefsiz adamıyım” deyip yalanladı. Seçim süreci yaşananlar bunlardı. İlk ağızdan okudunuz. Ha yanımda siyaset ile hiç ilgisi olmayan bir arkadaşımda bunların hepsine birebir şahittir.

  1. Kimse Mustafakemalpaşa seçiminin kaybedilmesini ne şahsıma ne de Tandoğan Kuru’ya bağlamasın. Kapısının önünü süpürsün.
  2. Söz gümüşse, sükut altın’dır denir. Ama sükut etmeyince gerçeklerin ortaya çıkma zorunluluğu vardır. Söylediğinin arkasında durmak bir Erdem’dir
  3. Siyaseti kişilerle uğraşarak yapmak yöneticilik değildir. 78.792 seçmeni olan bir bölgede bin küsur üye ile kongreye gidiyorsan, kusuru başkasında değil kendinde arayacaksın.

Yazının son sözü. Madem Faruk Bayezit 21 Şubat’a kadar olanlar ile ilgili yalan söylüyor, 21 Şubat’ta adliye binasının karşısındaki arzuhalci de sen neden vardın Tandoğan Kuru?

Mustafakemalpaşa CHP Kongresi ilçeye hayırlı olsun. Kalın sağlıcakla…  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.