Diyabette sağlıklı beslenmenin püf noktaları

Diyabet; pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi ya da üretilen insülinin
kullanılamaması durumunda gelişir. Sonuç olarak kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri (glukozu)
kullanamaz ve kan şekeri yükselir.

Diyabetin 2 farklı türde görüldüğünü belirten Diyetisyen Zeynep Yiğit, “Sıklıkla çocukluk ve gençlik döneminde
rastlanan Tip 1 diyabettir. Tedavisinde insülin kullanmak gerekmektedir çünkü insülin hormonu vücutta yeterli
derecede mevcut değildir ve dışarıdan alınması gerekmektedir. Yeterli ve dengeli beslenme ile yapılan fiziksel
aktivite tedavide büyük önem taşımaktadır. Tip 2 diyabette ise ilk zamanlarda insülin salgılanması söz
konusuyken, salgılanan insülin hücreler tarafından kullanılamaz. İleri dönemde ise insülin salgılanma seviyesi
düşer. Tedavisinde Tip 1 diyabette olduğu gibi beslenme planına önem verilmeli ve fiziksel olarak aktif olmak
gerekmektedir.”

Diyabette beslenme
Diyabette beslenmenin çok önemli olduğunu dile getiren Yiğit, beslenme programının kişiye özel olarak
hazırlanması gerektiğinin altını çizerek şöyle devam etti: “Kişiye göre hazırlanmış bir beslenme programı,
diyabetlilerin sağlıklı ve kaliteli bir yaşam tarzı gösterebilmeleri için tedavinin temelini oluşturmaktadır. Özellikle
Tip 2 diyabetliler için hazırlanmış iyi bir beslenme planı, kan şeker seviyelerini normal düzeylerde tutmaları için
önemlidir.”

Neler sakıncalı?
Diyabetli hastaların beslenmesinde sakıncalı olan besinler hakkında konuşan Zeynep Yiğit, “Şeker ve bütün
şekerli tatlılardan uzak durulması gerekir, buna meşrubatlar da dahildir. Börek, kurabiye, kek, pasta ve hamur
işlerinden uzak durulmalıdır. Bunlara ek olarak salam, sosis, sucuk ve işlenmiş et ürünleri gibi katı yağdan
oluşan besinleri de tüketmek sakıncalıdır” ifadelerini kullandı.

Hangi yiyeceklerde şeker vardır? Şeker yerseniz ne olur?
Şekerli yiyecekler hakkında uyarılarda bulunan Diyetisyen Zeynep Yiğit, sözlerine şu ifadeleri ekledi:” Şeker,
reçel, marmelat, pekmez, bal, çikolata, dondurma, hazır meyve suları, kurabiyeler, tatlılar, kuru meyveler,
meşrubatlar gibi yiyecek ve içeceklerin içindeki şekerler, vücutta hızlı bir şekilde glikoza çevrilerek kana
geçerler ve kan şekerinde ani yükselmeler meydana getirirler. Bunlar tehlikelidir.”

Daha az tuz tüketmek neden önemlidir?

Daha az tuz tüketmenin önemini vurgulayan Zeynep Yiğit, “İnsanlar genelde ihtiyaç duyduğu miktardan fazla
tuz tüketir. Fazla tuz, tansiyon yükselmesine neden olabilir. Yüksek tansiyon ve diyabet, tehlikeli bir ikilidir.
Aldığınız tuz miktarını azaltmak için yemekleri pişirirken daha az tuz kullanın ve sofradaki tuzluğu ortadan
kaldırın. Konservelenmiş, kutulanmış ya da saklanmak üzere tuzlanmış besinlerden çok az tüketin. Hazır
çorbalar, dondurularak hazırlanmış gıdalar vb. besinler tuz bakımından genellikle zengindir” dedi.

Genel öneriler
Diyabet hastalarının beslenme programı hakkında önemli detayları anlatan Özel Anadolu Hastanesi Diyet ve
Beslenme Bölümü’nden Diyetisyen Zeynep Yiğit, dengeli beslenme adına genel öneriler sunarak şöyle devam
etti: “En az 5 öğün olacak şekilde beslenin. Öğün atlamamaya çalışın. Öğün aralarınız 4-5 saati geçmemeli.
Azar azar ama sık sık yemelisiniz. Mutlaka günlük 2.5-3 Litre su ihtiyacınızı karşılayın. Haftada 3-4 gün,
yemekten 1 saat sonra olacak şekilde, 30-45 dakika açık hava yürüyüşleri yapmalısınız. Dünya Sağlık Örgütü,
yetişkinliklerin haftada toplam 150 dk. egzersiz yapmasını öneriyor. Beyaz ekmek gibi basit karbonhidrat
kaynaklarından uzak durun. Tam buğday, çavdar gibi kompleks karbonhidrat içeren ekmekleri tercih edin. Lif
oranı yüksek, rafine olmamış, tam buğday makarna/ekmek tercih edin. Örneğin pirinç yerine bulgur
kullanabilirsiniz. Fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagiller, tam tahıl ürünleri, sebze ve meyveye dayalı bir
beslenme benimseyin. Yemek yeme sürenizi uzatın. Doygunluk sinyalinin oluşması için 15 dk. geçmesi gerekir.

Yiyeceklerinizi mümkün olduğunca çok çiğneyin.”
Kızartma gibi sağlıksız pişirme yöntemlerinden de uzak durulması gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Zeynep
Yiğit, haşlama, ızgara, fırında ve buğulama gibi pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekti ve
şöyle devam etti:” Bunlara ek olarak meyveleri porsiyonlarına göre tüketmelisiniz. Meyveleri kuruyemiş veya
süt grubu ile kombinleyerek tüketmeniz daha sağlıklı olur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.